Uzm. Dr. Nalan Sezgin, büyüme çağındaki çocuklarda omuz ve bel seviyelerindeki farklılıkların, ayrıca öne eğilme sırasında sırtın bir tarafının daha yüksek görünmesinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti. Erken tanının omurga eğriliğinin izlenmesine ve tedavi seçeneklerinin zamanında değerlendirilmesine imkân verdiğini kaydetti.
Lüleburgaz’da kliniğinde sağlık hizmeti sunan Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Sezgin, skolyozun yalnızca duruş bozukluğu olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti. Normalde arkadan bakıldığında düz bir çizgi görünmesi beklenen omurganın skolyozda yana eğilebildiğini ve kendi ekseni çevresinde dönebildiğini anlattı. Skolyozun çocukluk ve ergenlik döneminde fark edilebildiğini, yetişkinlerde de görülebildiğini belirten Sezgin, tedavide kişiye özel egzersizlerin yanı sıra korse ve ameliyat seçeneklerinin de bulunduğunu aktardı.
Bir omzun diğerinden yüksek durması, kürek kemiklerinden birinin daha belirgin görünmesi, bel kıvrımlarının eşit olmaması ve gövdenin yana kayması olası işaretler arasında sayıldı. Sezgin, özellikle çocuklarda bu bulguların önemsenmesini ve hızlı büyüme dönemindeki çocukların düzenli gözlemlenmesini önerdi.
Skolyoza yönelik fizyoterapi egzersizlerinin sıradan sırt ve bel hareketlerinden farklı olduğunu belirten Sezgin, bu çalışmalarda amacın yalnızca kasları güçlendirmek olmadığını söyledi. Egzersizlerle omurgayı daha uygun konumlandırma, gövde kaslarını dengeli kullanma, nefes kontrolünü geliştirme, günlük yaşamda daha dengeli durma ve hareket kabiliyetini artırma hedefleniyor.
Sezgin, skolyoz rehabilitasyonunda kullanılan Schroth yönteminde egzersizlerin omurga eğriliğinin biçimine göre düzenlendiğini; duruş, kas aktivasyonu ve solunum çalışmalarını içerdiğini aktardı. Uzman gözetiminde uygulanan bu egzersizlerin büyüme çağındaki bazı hastalarda, eğriliğin ilerlemesini önlemeye yönelik tedaviye destek olabileceğini belirtti. Her hastanın eğriliği farklı olduğundan, bir kişiye uygun olan hareketin başka biri için uygun olmayabileceğini de vurguladı.
Yüzme ve pilatesin kas kuvveti, esneklik ve genel kondisyonu geliştirebileceğini kaydeden Sezgin, bu aktivitelerin tek başına omurga eğriliğini düzelttiğinin söylenemeyeceğini ifade etti. Genel spor faaliyetleriyle skolyoz için kişiye özel planlanan egzersizlerin birbirinden ayrılması gerektiğini söyledi.
İnternetteki egzersiz videolarının, kişinin yaşı, eğriliğin yönü ve derecesi ile büyüme durumu değerlendirilmeden uygulanmasının beklenen faydayı sağlamayabileceğine dikkat çeken Sezgin, skolyoz tanısı alan kişilerin öncelikle Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Egzersiz programının bu değerlendirmeye göre hazırlanmasını; kişinin durumuna bağlı olarak egzersiz, korse veya diğer tedavi yöntemlerinin planlanmasını önerdi.

Yorumunu paylaş
İsim veya üyelik gerekmez. Yorumun editör onayından sonra “Anonim okur” adıyla görünür.
Okur yorumları (0)
Henüz onaylanmış yorum yok. İlk yorumu sen yaz.